aşk şiirleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
aşk şiirleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Nisan 2013 Çarşamba

168.damla



Aklımı Alan Kız

Lale kadar büyük ve açıktı gözleri,
Dudaklarının kıyısını boğazın mavisi öpüyordu,
Kız Kulesi gibi her şeyden uzaktı kız,
Öyle sade,
Öyle yalnız...

Utangaç ve silik bakışları vardı,
Uzun eteği İstanbul'u hafiften yalıyordu,
Bir gölge gibi esrarengizdi kız,
Öyle serin,
Öyle sessiz...

Kızın yüzü güneşi bile utandırıyordu,
Cennet kapısını süslemiş gibiydi dişleri,
Bir gülücük kadar güzeldi kız,
Öyle berrak,
Öyle leziz...

09.04.2013/İstanbul
Necip Abdurrahmanoğlu

1 Ağustos 2012 Çarşamba

132.damla


"A" ile "N" Arasında Bir Şiir

Akşamlarını sevmiyorum bilmem bu ne olasıca şehrin,
Kim bilir belki de korkuyorum yalnızlıktan, koyu karanlıktan.
Pencereden bakmaya korkuyorum akşamları, bir yıldız kayar diye,
Akşamlar beni boğuyor, beni ürkütüyor kapkaranlık akşamlar.

Yağmur şıpırtısına dayanamıyorum, hele yağmur şıpırtısına,
Bir hüzne boğulurum ki anlatamam, buğulanır gözlerim
Sefih gökkuşağını bekler gibi oturum, dizlerimi kendime çekerek,
Yağmur  ıslatır penceremi ve gönlümdeki masum garip gülleri.

Şamdanlardan süzülen ışık kezzap misali eritir tenimi,
Bir yol ararım buzdan avuçlarıma sıkıştırmış olduğum başımla,
Bir yol ararım bilmem bu ne olasıca şehirden kurtulmak için,
Şakırdayan yağmur ürpertir ve boğdukça boğar beni karanlıklarda.

Etrafıma acayip sesler kümelenir akşamları, bir acayip gölgeler,
Hayattan bir iz göremiyorum; her şey soluk, her şey ölü ben dahil.
Bir el dikiliverir gözlerimin önüne ve parmaklık misali parmaklar,
Ebruli sessizlikler altında uzadıkça uzar soğur ince, narin her biri.

Mavzer misali, volkan misali patlamak isterim şehri yok etmek için,
Gök yırtılmasın diye bütün avazımla haykırmaktan vazgeçerim.
Denizden uzak yaşamaya mahkum bir martının çığlığı gelir kulaklarıma,
Mağrur bir bedenin süzülüşü ilişir gözlerime inceden inceden.

Cürüm işlemiş bir mahkum misali dört duvar arasında biter mecalim,
Meğer bana memnu imiş yıldızlardan güzel bir çift göze vurulmak.
Göğe açılan avuçlarım dualarla karıncalanır, ıslanır birkaç damla yaş ile,
Cananın cazibesine meftun olmanın ıstırabını yaşarım her akşam.

Efkar soluklamak, bir başkadır yapayalnız, koyu karanlıklarda;
Sıcacık kuş tüyü yataklarda keyifle mışıldamaya benzemez!
Sen bilemezsin ey sevgili bir başkadır soğuk karanlıklarda sabahlamak,
Emsalsizdir eller semâya yükselirken meleklerle sessiz sessiz ağlaşmak.

Yırtıcı kuşlar iner yüreğime gecenin bir vaktinde, beni yalnız gördükçe,
Çırılçıplak duvarlarda yankılanan çığlıklarım bir bir kulaklarımda buluşur.
Çaresizliğim ve paramparça yüreğimle karaya oturmuş dev bir gemiyi andırırım,
Yalnızlık yutkunduğum gecelerde Azrail'i sabırsızlıkla bekleyen yarı ölüyüm ben.

Lambalarıyla karanlığa meydan okuyan şehri yakmak isterim bir gecede,
Ben yanacaksam bu şehir de yansın! Diye haykırırım dansöz misali kıvrılan sokaklara,
Şeytanlarla birleşip aklımdan geçenleri yapmaya zorlar yalnızlık ve karanlık,
Lakin birden bire cananın can alıcı o yıldız gözleri ilişir gözlerime.

Alaca karanlıkta rüzgarın fosurtularına yaprakların hışırtıları eşlik eder,
Aniden göğün derinliklerinden bir çift yıldız kayar ve kayboluverir gözlerin,
Ve bu şehre olan bütün nefretim, kinim sıkmış olduğum avuçlarımda birleşir,
Anlayacağın bu şehir yakılmadıysa bir gecede senin emsalsiz gözlerin içindir.

Nereye baksam bir çift göz ve sigara dumanı gibi kıvrılan bir beden, 
Çırılçıplak duvarlarda yankılanan iki heceden ismin, yani kısacası sen.
Sen bilemezsin ey sevgili denizden uzaklaştırılmış bir martının çığlığını,
Nereden bilebilirsin ki bir ölünün bir çift gözle tekrardan ruh bulacağını?


Tiflisikibinyedi

Necip Abdurrahmanoğlu



5 Temmuz 2012 Perşembe

126.damla

Sensizim

Yorgunum,
Bitkinim,
Çaresizim;
Evimden,
Şehrimden habersizim,
Yersiz,
Yurtsuz 
Ve sensizim...

20.05.2009
Tiflis

Necip Abdurrahmanoğlu

29 Haziran 2012 Cuma

121.damla


   Gözlerin

   Yıldızlara bakarak düşünüyorum gözlerini,
   Sıcaklığı var onların yüreğime dokunan;
   Yağmur öncesi birer şimşek gibi çakıp gittiler,
   Yıldız gibi kayıp payıma düşmedi onlar.

   Onlar ki anayurduydu bütün düşlerimin,
   Zozan kokulu ılık bir rüzgar gibiydi her biri,
   Ceylan gibi seke seke dünyama girdiler,
   Sonunda mayınlı bir tarladan geçip gittiler.

   Anladım aşk acısına denk düşmezmiş jilet kesiği,
   Dünyada insanı en çok da vatansızlık üşütürmüş,
   Göğün mavisine tutunmakla yağmur yağmazmış aslında
   Ve aslında hiçbir uçurtma bâki kalmazmış sevdalısına.

    30.06.2012 İnegöl

   Necip Abdurrahmanoğlu


27 Mayıs 2012 Pazar

109.damla


Ihlamur Kokulu Yarim

Oyy sevgilim,
Senin ıhlamur kokun,
Yıldız gözlerin,
Gamzelerin,
Elma yanakların vardır...


Namertler,
Zorbalar,
Kurtlar,
Çakallar kıskanırlar,
  Çalmaya kalkarlar senbenden…


Gel sevgilim,
Kaçalım,
Gidelim buralardan
Bir çakalın namlusuna
Ferman düşürme beni.

Gel sevgilim,
Ciğeri kocaman bir sevda tutuşturalım
Kaderi kanlı sevdalara!


El etek çekelim
Yalandan,
Dolandan,
Sözü her dem satılık
Beş paralık insanlardan.

Bir gece vakti kaçalım,
Gidelim buralardan;
Çıkalım dağlar başına,
Gün doğmadan,
Laf olmadan,
Ovanın hayınları,
Fesatları,
Kan emicileri uyanmadan.

Gel sevgilim,
Dağlar başı bize göredir;
Oranın sakinleri kuşlar,
Böcekler,
Kömür gözlü ceylanlar,
Güller,
Sümbüller,
Avcı görmemiş kekliklerdir.


Hem dağların doğasında kaypaklık yoktur,
Oranın havası,
Suyu,
Sevgisi serttir;
Hayvanı hayvan da olsa merttir.

Gel sevgilim,
Ovanın ahtapotlarına inat
Ekmeğe sarılır gibi sarılacağız,
Dağlar başında gülendam kızlar,
En hasından yiğitler doğuracağız…


Yeter ki
Saçından,
Gözünden,
Güzelliğinden,
Ihlamur kokulu teninden
Bir tutam düşür toprağa.

Korkma,
Ektiğin tohumu bırakmam garip;
Ona Munzur’dan direnç,
Karadeniz’den yağmur,
Alamut’tan güneş,
Van Gölü’nden efsun,
Fırat’tan yiğitlik,
Menderes’ten cilve,
İstanbul'dan dünyayı getireceğim. 

Necip Abdurrahmanoğlu

26 Mayıs 2012 Cumartesi

105.damla

Sitem
Ben yürekten sevmiştim,
Allah'ım buna şahit;
Sevgim hiç azalmadı,
Yüreğim sana ait...

Necip Abdurrahmanoğlu



14 Mayıs 2012 Pazartesi

99.damla


Sevgilim

Yağmur değince bu şehrin topuklarına 
Sana Yeşil Türbe'den dua getireceğim,
Bırak eşikte kalsın kesik kollu geçmişler
Kudüs'ten Amed kokulu bir ses getireceğim.

Ben ki sahibini arayan garip bir köleyim,
Bir ney sesine sığacak kadar küçük kimliğim;
Ağlayan çocuk kadar masum bir dille
Sana en güzel şarkılarımı söyleyeceğim.

Sevmek ağacın baharda yeşillenmesidir,
Gecenin gündüze şamarıdır ayrılık,
Uzat dudaklarını bir buse kondurayım
Güneş kadar sıcak,ana sütü gibi ılık...

14.05.2012/Yalova
Necip Abdurrahmanoğlu


7 Mayıs 2012 Pazartesi

95.damla

Sen benden gidersen deprem olur,
Yer açılır,
Ben kendime gelirim;
Ey yar! 
Sen bana gel ki 
Ben kendimden gideyim...



Necip Abdurrahmanoğlu

27 Nisan 2012 Cuma

77.damla


Yoksun Diye

Sen yoksun diye yine battı güneş,
Battı güneş, soldu dünya üstüme;
Ceketini almış bir yolcu gibi 
Kapıları son kez örttü yüzüme.

27.04.011/Yalova

Necip Abdurrahmanoğlu

26 Nisan 2012 Perşembe

75.damla



Aşk Cehennemi

Aşkın cehennemine düşerse 
El değmemiş bedenlerimiz,
 
Beyhude çırpınma;
 
Çıkamazsın!
 
Son bir kez gamzelerini aç
 
Ve Yusuf misali çek beni içine.
 
Ardından kor bir bakış at
 
Efkarı çıplak gözlerimin enginliğine
 
Ve merhaba de
 
Alemin görünmeyen
 
Aşk yanığı derinliklerine.
 

O sıra dünyadan,
 
Yıldızdan,
 
Yalan yüklü yakamozdan
 
Ve rahmet küpü yağmurdan
 
Düşlerini çek;
 
Ruhlarımız yek olup
 
Maveraya hicret edecek.

2007 Tbilisi
Necip Abdurrahmanoğlu




14 Nisan 2012 Cumartesi

44.damla


Sevgi Durağı

seven sevdiğini severse
bıkmadan sevebildiği kadar
sevilen de taş değil ya
gün gelir kalbi sızlar
ve o da sever sevenini
en az sevildiği kadar....

Necip Abdurrahmanoğlu