yıldız etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yıldız etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Ocak 2013 Çarşamba

155.damla



12 Seansı


Yelkovan akrebe on iki seansının katmerli öpücüğünü bağışlıyor,
Ben pijamalarımı üzerime geçirmiş, bir elimde pipo
Şizofren akşamdan kalan yalnızlık çayımı içiyorum,
Bunaltmasın diye ruhumu ihtiyaç fazlası gülücükler
Ekstra mutlulukları kuyruklu yıldızlara bağışlıyorum…



Tiflisikibinon
-Mevsimsiz Kültür Sanat Edebiyat Platformu-

Necip Abdurrahmanoğlu



29 Haziran 2012 Cuma

121.damla


   Gözlerin

   Yıldızlara bakarak düşünüyorum gözlerini,
   Sıcaklığı var onların yüreğime dokunan;
   Yağmur öncesi birer şimşek gibi çakıp gittiler,
   Yıldız gibi kayıp payıma düşmedi onlar.

   Onlar ki anayurduydu bütün düşlerimin,
   Zozan kokulu ılık bir rüzgar gibiydi her biri,
   Ceylan gibi seke seke dünyama girdiler,
   Sonunda mayınlı bir tarladan geçip gittiler.

   Anladım aşk acısına denk düşmezmiş jilet kesiği,
   Dünyada insanı en çok da vatansızlık üşütürmüş,
   Göğün mavisine tutunmakla yağmur yağmazmış aslında
   Ve aslında hiçbir uçurtma bâki kalmazmış sevdalısına.

    30.06.2012 İnegöl

   Necip Abdurrahmanoğlu


27 Mayıs 2012 Pazar

109.damla


Ihlamur Kokulu Yarim

Oyy sevgilim,
Senin ıhlamur kokun,
Yıldız gözlerin,
Gamzelerin,
Elma yanakların vardır...


Namertler,
Zorbalar,
Kurtlar,
Çakallar kıskanırlar,
  Çalmaya kalkarlar senbenden…


Gel sevgilim,
Kaçalım,
Gidelim buralardan
Bir çakalın namlusuna
Ferman düşürme beni.

Gel sevgilim,
Ciğeri kocaman bir sevda tutuşturalım
Kaderi kanlı sevdalara!


El etek çekelim
Yalandan,
Dolandan,
Sözü her dem satılık
Beş paralık insanlardan.

Bir gece vakti kaçalım,
Gidelim buralardan;
Çıkalım dağlar başına,
Gün doğmadan,
Laf olmadan,
Ovanın hayınları,
Fesatları,
Kan emicileri uyanmadan.

Gel sevgilim,
Dağlar başı bize göredir;
Oranın sakinleri kuşlar,
Böcekler,
Kömür gözlü ceylanlar,
Güller,
Sümbüller,
Avcı görmemiş kekliklerdir.


Hem dağların doğasında kaypaklık yoktur,
Oranın havası,
Suyu,
Sevgisi serttir;
Hayvanı hayvan da olsa merttir.

Gel sevgilim,
Ovanın ahtapotlarına inat
Ekmeğe sarılır gibi sarılacağız,
Dağlar başında gülendam kızlar,
En hasından yiğitler doğuracağız…


Yeter ki
Saçından,
Gözünden,
Güzelliğinden,
Ihlamur kokulu teninden
Bir tutam düşür toprağa.

Korkma,
Ektiğin tohumu bırakmam garip;
Ona Munzur’dan direnç,
Karadeniz’den yağmur,
Alamut’tan güneş,
Van Gölü’nden efsun,
Fırat’tan yiğitlik,
Menderes’ten cilve,
İstanbul'dan dünyayı getireceğim. 

Necip Abdurrahmanoğlu

5 Mayıs 2012 Cumartesi

92.damla

İnsanlığa Sesleniş

Gökte karanlık bile boğmazken yıldızları,
Ne hakla öldürülür dünyanın çocukları?




sadece İsrail'e değil; zulmeden, insan onuruna tecavüz eden, katleden, yok sayan, yok etmeye teşebbüs eden herkese, her millete, her devlete lanet olsun!

Necip Abdurrahmanoğlu

26 Nisan 2012 Perşembe

75.damla



Aşk Cehennemi

Aşkın cehennemine düşerse 
El değmemiş bedenlerimiz,
 
Beyhude çırpınma;
 
Çıkamazsın!
 
Son bir kez gamzelerini aç
 
Ve Yusuf misali çek beni içine.
 
Ardından kor bir bakış at
 
Efkarı çıplak gözlerimin enginliğine
 
Ve merhaba de
 
Alemin görünmeyen
 
Aşk yanığı derinliklerine.
 

O sıra dünyadan,
 
Yıldızdan,
 
Yalan yüklü yakamozdan
 
Ve rahmet küpü yağmurdan
 
Düşlerini çek;
 
Ruhlarımız yek olup
 
Maveraya hicret edecek.

2007 Tbilisi
Necip Abdurrahmanoğlu