kadın etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kadın etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

23 Nisan 2012 Pazartesi

70.damla


Kuklacı

Bu kunduz hayatı görmezden gelemezsin kuklacı!

Siyaha mağlup olmuşken her şey
Beyoğlu'nun şangırtısına,
Yosmalarına,
Ve cilveli ışıklarına aldanma yeter!
Bu hayatın acısı bol,
Tuzu olabildiğine eksik
Ve kanamalıyken vişne dudakların en gevreği
Vazgeç yalanlarının tumturaklılarından.

Uyan!
Uyan!
Uyan ve yan!

Hayat bir yosmanın
Kahkahası kadar itici
Ve çekiciyken
Bel altı çizgiler kadar
Bu kunduz hayatı görmezden gelemezsin kuklacı!

Zaman sessiz bir girdap,
Çığlıklar anadan üryan,
Gözler şehla,
Bakışlar kısık,
Ayaklar prangalı,
Dil jilet yemiş gibi suskun,
Gırtlak yutkunur,
Yutkunur,
Yutkunur...

Uyan kuklacı uyan!
Çakallık işlemiş ruhuna gecenin;
Teslim olmak istemez
Ay ışığına karanlık,
Gecede aldanırken
Oyunlarınla
Pembe düşlü kadınlar
Kim bilir hangi sokakta
Bir ceset morarmış, donar.

Rahmine saklanmış
Gecenin ay,
Ömrünün şamarını yemiş güneş
Ki tutup getiremezken kolundan
Bu kunduz hayatı görmezden gelemezsin kuklacı!

Emrediyorum kuklacı:
-konuş!

Şamarlamak mı gerek
Öldüresiye her günahı?
Yoksa hayata kürtaj mı uygulamalı?
 2007 Tbilisi

Necip Abdurrahmanoğlu

69.damla


Nigar Abla

Nigar abla dün pazara diye yola çıkmıştı,
Yanına üç-beş kuruş ve boş bir sepet almıştı.
Malum sakızını her zamanki gibi çiğniyordu,
Dünya bozulsa umurumda değil diyordu.
Bakır bilezikleri şakırdıyordu ince bileklerinde,
Baldır bacak dışarıdaydı yırtmaçlı eteğinde.
Mağrur mağrur yürüyordu başındaki topuzuyla,
Bulutlara çıkmıştı bir kırk beşlik boyuyla.
Kadın-erkek, çoluk-çocuk herkes ona bakıyordu,
Nigar abla aldırmaz! Nil gibi akıyordu.

Kocası işten geliyordu, onu görünce yanaştı:
- hanım ne yöne?
- pazara uğrayacaktım biraz, hem sana ne?
Bu sözden sonra bir şey söylemek gelmedi adamın içinden,
Başını eğebildiğince eğdi, utanmış olacaktı ki ahaliden.
Utancından yere batmıştı, dev cüssesi adamın,
Lakin çenesi durmak bilmiyordu, galiz lisanlı kadının.
Kadın zerre kadar bilmiyordu kocasının kıymetini,
Gel gör ki adam derisiyle kalmış, inşaatlarda eritmişti etini.
Adam düşündü: şu karıyı içeri alıp bir güzel döveyim mi? dedi,
Lakin dayak eşekler içindi insanlar dövülmezdi.

2010 İnegöl

Necip Abdurrahmanoğlu

14 Nisan 2012 Cumartesi

41.damla



Erkek : Ey güzel, el değmemiş ellerin varsa el ver!

Kız     : Başka çarşaflara sinmemişse terin koynum sana cennettir gel, yoksa istemem cehenneminde kal!




13 Nisan 2012 Cuma

22.damla

Kadınım
Sen yemeğimi yap,
Çayımı koy,
Yolumu gözle,
Ben yıldız taşırım gamzelerine;
Sen gül endam kızlar,
En hasından yiğitler doğur
Ben başını yıkar,
Saçını tararım
İşten yorgun dönünce.
2011 İnegöl
Necip Abdurrahmanoğlu